İran Sineması: Derin Hikâyeler, Sessizlik ve Gerçeklik

İran sineması, doğrudan gerçeklikten beslenen, duygusal sadelikle anlatılan bir sinema geleneğidir. Also known as İran yeni dalga sineması, bu sinema, büyük bütçeli aksiyonlardan ziyade, bir çocuğun gözlerinden geçen bir yürüyüş, bir annenin sessiz gözyaşları veya bir öğretmenin sınıfta yaptığı basit bir soruyla izleyiciyi etkiler. Bu sinema, sadece film değil, bir gözlem, bir soru, bir itirazdır. Türkiye’deki çoğu izleyici için yabancı bir dünya gibi görünse de, içindeki duygular hepimizle ilgilidir: kayıp, umut, dayanışma, sessiz direniş.

Abbas Kiarostami, İran sinemasının en önemli isimlerinden biridir ve gerçek yaşamın akışını film haline getirir. Jafar Panahi, yasa dışı film çekmekle hapis yatan bir yönetmen olmasına rağmen, hâlâ çocuklara ve köylülere odaklanan filmler yapmaya devam eder. Bu isimler, sadece film yapımcısı değil, toplumun içinden ses çıkaranlar. Onların filmlerinde kamera, bir polis değil, bir arkadaş gibi davranır. Kamera, bir çocuğun dolaştığı sokakları, bir annenin çöp topladığı yolu, bir öğrencinin kitabını okurkenki nefesini yakalar. Bu sinema, sesli diyaloglardan çok, sessizlikten konuşur.

İran sineması neden bu kadar farklı?

Çünkü burada, hikâye anlatmak için büyük efektler gerekmez. Bir kalem, bir kağıt, bir çocuk ve bir yol yeterli. Bu sinema, ekranı doldurmak yerine, zihni doldurur. Film izlerken kahkahalar yerine, düşüncelerin sesini duyarız. Bir filmdeki bir çocuk, bir kalem bulur ve onu bir arkadaşına verir. Bu sahne, bir aksiyon filminden daha güçlüdür. Çünkü bu, gerçek hayatta olabilecek bir şeydir. Sadece İran’da değil, dünyada her yerde olabilir. Bu yüzden İran filmleri, Avrupa festivalinde ödüller alırken, bir köydeki bir ailenin karanlık bir odada izlediği de olur.

İran sinemasının en büyük gücü, yasaklara rağmen hâlâ anlatmaya devam etmesidir. Bir yönetmenin filmi yasaklanır, ama o, bir telefonla yeni bir film çeker. Bir oyuncu, bir filmde rol alamaz, ama bir çocukla birlikte bir evde kamera açar. Bu sinema, yalnızca sanat değil, bir direniş biçimidir. İşte bu yüzden, bu listedeki filmleri izlediğinizde, sadece bir hikâye izlemiyorsunuz. Bir insanın, bir toplumun, bir ülkenin iç sesini dinliyorsunuz.

İşte bu sayfada, İran sinemasının derinliklerine giden 15 farklı yol var. Bazıları, bir çocuğun yoluyla başlar. Bazıları, bir annenin sessiz bakışlarıyla. Hepsi, gerçeklikle başlar ve sizin kalbinizde kalır. Hangi filmi hangi zaman izleyeceğinizi düşünüyorsanız, aşağıda sizin için seçilmiş olanlar var.

Kas, 28 2025
0 Yorumlar
Orta Doğu Sineması: Kimlik, Çatışma ve Ekran Üzerinde Umut

Orta Doğu Sineması: Kimlik, Çatışma ve Ekran Üzerinde Umut

Orta Doğu sineması, savaş değil, insanlık hikâyeleri anlatır. Kimlik, çatışma ve umut üzerine kurulu bu filmler, dünya çapında yeni bir anlayış yaratıyor.

Devamını Oku